T Harfi ile başlayan kız isimleri ve anlamları

Ne kadar orantılı, bakışımlı bir harftir T değil mi? Hissettirdiği elektrik de öyle sanki. Oturaklı, yere sağlam basan bir harf. “Böylesi bir harfle başlasın kızımın adı, mukadderatsına da sirayet etsin bu enerji” derseniz T harfi ile başlamış olan kız isimlerine bir göz gezdirebilirsiniz.

Taciser: Baştacı, en çok sevilen.

Tacizer: Altın taç.

Taç: Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.

Taçnur: ışıktan nurdan taç. 2. Ferahlatan güzellik.

Tadım: Tat aldığım, güzelim .

Taflan: Gülgillerden, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç.

Tahire: Temiz.

Tahsine: Beğenip alkışlama. 2. Güzelleştirme, süsleme, bezeme

Tahsire: Hasret bırakılma, özletme.

Tahsine: Beğenme, güzelleştirme.

Taibe: Tövbe eden, pişmanlık: duyan.

Talia: Doğma, doğuş.

Talibe: isteyen, istekli, talepte bulunan.

Taliha: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek.

Tamay: Dolunay, ayın ondördü.

Tamgül: Gül gibi güzel olan.

Tandan: Tan güzelliğinden olan.

Tanegül: Gül tanesi, tek gül.

Tangül: Şafak rengi gül.

Tangüz: Güz mevsiminde tan vakti.

Tannur: Tan vakti ışığı.

Tanseli: Şafak vakti gelen, sel.

Tanyeli: Tan vakti esen rüzgar.

Tanyeri: Şafak vakti, gün açan yer.

Tanzer: Sarı altın rengindeki tan.

Tarçın: Kabuğu bahar olarak kullanılan bir bitki.

Tasvir: Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma.

Tatlı: Şeker tadında olan. 2. İnsanı çeken, göze kulağa hoş gelen.

Tavge: Şelale, çağlayan.

Tavık: Güneşli havada yağan yağmur.

Taya: Dadı.

Tayyibe: İyi davranış. 2. Yatıştırıcı hoşa giden söz.

Taze: Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. 2. Yeni, son, zamanı geçmemiş. 3. Genç kadın.

Tazegül: Yeni kopartılmış gül.

Tebessüm: Gülümseme.

Tekane: Biricik, tek.

Tekgül: Eşsiz güzellikte olan.

Teknur: Eşsiz bir ışık saçan.

Teksin: Eşsizsin, bir tanesin.

Telvin: Renk verme, renklendirme, boyama.

Temayül: Bir yanı tutma, o tarafa eğilim gösterme.

Temen: Değer, kıymet. 2. Kıymet bilme.

Temenni: Dileme, dilek.

Temime: Nazarlık, nazar boncuğu.

Temsil: Benzetme. 2. Bir şeyin tıpkısını yapma. 3. örnek söz. 4. Tiyatro oyunu. 5. Biri yada bir topluluk adına davranış,

Tenay: Ay tenli, teni ay gibi parıldayan, ışıldayan.

Tendü: Yiğit, cesur.

Tenigül: Güzel tenli olan.

Tennaz: Nazlı, teni güzel olan.

Tennur: Nur gibi tenli, aydınlık güzel.

Tennure: Mevlevi dervişlerinin sema ayını sırasında giydikleri kendine özgü geniş etekleri olan giysi.

Tenperver: Yeyip içmeyi, keyfini rahatını düşünen.

Teren: Nesteren gülü.

Terlan: Dişi şahin.

Teşekkür: Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma.

Teşrife: Onurlandırma, şereflendirme. 2. Gelmesiyle bir yeri onurlandırma.

Teşrinisani: Kasım ayı, yılın 11. ayı.

Tevfika: Uydurma, uygun duruma getirme. 2. Uzlaştırma, barıştırma. 3. Tanrı’nın yardımına kavuşma.

Tevger: Töre, adet, gelenek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir