P Harfi ile başlayan kız isimleri ve anlamları

Perihan , peril , pırıl kulağa hoş geliyor dimi ? P harfini detaylı göz atabilirsiniz. Anlamları ve isimleri ayrı bir güzel duruyor.

Pakize: Tertemiz, çok temiz, halis.

Paksüt: Süt gibi temiz bir karakteri olan.

Pamuk: Koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. 2. Uysal, yumuşak kişi.

Papatya: Baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, Ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki.

Parçe: Parça, bir bütünden ayrılmış küçük bölümler.

Parlak: Parlayan, ışıldayan. 2. Temiz ve ışıklı. 3. Göze çarpacak kadar başarılı olan.

Parlanur: Nur gibi parla, ışık saç.

Payende: Sürekli, yerinde duran. 2. Kararlı, temelli. 3. Payanda, destek.

Pekay: Ay gibi güzel.

Pelin: Yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, ıtırlı bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki.

Pembe: Beyazla biraz kırmızının karışmasından oluşan açık renk.

Pembegül: Pembe renkli gül gibi olan.

Pembenaz: Nazlı güzel.

Pembenur: Pembe renkli ışık saçan.

Perçem: Saç traşından sonra tepede bırakılan saç tutamı. 2. Yele. 3. Kakül. 4. Mızrak, bayrak gibi şeylerin uçlarına konulan püsküle benzer şeyler.

Perestide: Sevgili, sevilen, canan.

Peri: Doğa üstü güçleri olduğuna inanılan, hayali dişi varlık. 2. Çok güzel, alımlı becerikli, hamarat kadın.

Perican: İçtenliğiyle güzelleşen kadın.

Peride: Uçmuş, soluk, solmuş.

Perihan: Peri padişahı.

Perik: Kuş tüyü.

Perinaz: Çok güzel olmasından ötürü nazlanan.

Perinisa: Kadınların en güzeli.

Perinur: Peri gibi güzelliğiyle göz kamaştıran.

Peripeyker: Peri gibi güzel yüzlü.

Perisu: Peri kadar güzel ve su kadar da saf olan.

Periveş: Peri gibi çok güzel.

Periyar: Peri kadar güzel sevgili.

Perizat: Peri çocuğu kadar güzel.

Perize: Kırmızı altın.

Perran: Uçan, uçucu.

Peru: ışığa gelen kelebek.

Perver: Besleyen, besleyici, eğiten, eğitici.

Pervin: Ülker yıldız.

Pesin: Sonraki, en son.

Petek: Anların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıkları. 2. Arı kovanı. 3. Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. 4. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.

Peya: Gurur.

Peyam: Badem.

Peyker: Yüz, çehre.

Peyma: Ölçen, ölçülü.

Pınar: Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak.

Pırıl: Çok parlak, çok ışıklı. 2. Çok temiz, tertemiz. 3. Çok yeni. 4. Kusursuz, eksiği olmayan, tam.

Pırıltı: Parıldayan şeyin çıkardığı ışık.

Pırıltılı: Pırıltısı olan, parlak. 2. Süslü, özentili.

Pıtırcık: Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.

Piraye: Süs, bezek.

Piroze: Güvercine benzer bir kuş türü.

Piruze: Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.

Prenses: Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan. 2. Hükümdar karısı.

Pürahenk: Çok uyumlu.

Pürçek: Püskül, saçak, şakaklardan sarkan saç.

Püren: Meşenin filizi. 2. Çalı, ot.

Pürenvar: Rengarenk, çok renkli

Pürfeyz: Bereketli

Pürheves: Çok hevesli, çok istekli.

Pürhuzur: Huzur dolu.

Pürşan: Çok şöhretli.

Pürşen: Neşe dolu.

Pürtaravet: Taptaze.

Püser: Oğul vermek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir