İ Harfi ile başlayan kız isimleri ve anlamları

İnci gibi parlayan kızım , ikram gibi konuğunu ağırlayan ,  İffet gibi namuslu.. Kısacası İ harfi pek bir hoş geliyor.

İclal: Ağırlama ikram, büyüklük ululuk

İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.

İdilsu: Su için yazılmış şarkı.

İdlal: Naz etme, aşırı nazlanma.

İfakat: İyileşme, iyi olma.

İffet: Cinsi konularda ahlak kurallarına bağlılık, Namus.

İkbal: Baht açıklığı, şanslılık. 2. Arzu, istek.

İkram: Konuğu ağırlama. 2. Bir şeyi armağan olarak verme. 3. Sunulan şey.

İksir: Eskiden hayatı ölümsüzleştirmek, madenleri altına çevirmek gibi olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı. 2. İç ferahlatıcı ilaç veya içki. 3. Aşk ilham eden büyülü içki.

İlayda: Su perisi.

İlçim: Elçilik görevi.

ilçin: İlde olan, ülke için yaşamak.

İlden: Üzgün, pişman, naçar.

İldeniz: Ülkenin denizi.

İley: Huzur, yan, yön, taraf.

ilginay: Gurbette yaşayan güzel.

İlgün: Başkaları, yabancılar.

İlgür: Gelişkin, güçlü.

İlisu: Sulak yer, hareketli yer.

ilkbahar: Mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan zaman aralığı.

ilke: Davranışların düzenli ve kurallı oluşu. Temel düşünce.

İlkgül: İlk açan gül.

İlknaz: İlk göz ağrısı.

İlknur: İlk görülen ışık

İlksal: İlk çocuk olmasıyla övünülen.

İlksay: İlk olmasıyla özen gösterilen.

İlksel: İlk göz ağrısı.

İlksen: İlk gelen kişi.

ilksev: İlk önce sevilen.

İlkşan: İlk göz ağrısı.

İlkşen: İlk önce sevinen.

İlkut: Yurdun için savaş.

İlkyaz: İlkbahar, bahar

İlkyel: Hafif esinti.

İlma: Parlatma. 2. Belirleme, işaret etme.

ilnur: Ülkenin, çevrenin ışığı.

İlser: Yurdu için baş veren.

İlsu: Vatan suyu.

iltaç: Yurdunu taçlandır, onurlandır.

İlterim: Yurdunu koruyan.’

İmbat: Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgarı, deniz yeli.

İmece: Elbirliği ile yapılan çalışma.

İmer: Zengin, varlıklı.

İmgen: Düşleyen

İmren: Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta.

İnce: Düşünce,duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif.

İnci: Deniz hayvanlarının içinde oluşan değerli küçük taşlar.

İncidil: Değerli sözler söyleyen.

incigül: Gül gibi güzel, inci gibi narin.

İncilay: Işıltı saçan, parıldayan.

İncili: Değerli.

İncinur: İnci gibi ışık saçan.

İncisel: Coşkulu ışık.

İnciser: En güzel inci.

İncisoy: İnci gibi bir soydan gelen.

İndira: Girişim. 2. Önegeçme.

İnsel: İnsani, insana yakışan.

İpar: Güzel koku, amber, misk.

İpek: Kozadan yapılan ince, parlak, dayanıklı iplik ve bundan yapılan kumaş. 2. Kibar, zarif.

İpekel: Eli ipek gibi güzel ve yumuşak.

İpekten: Teni ipek gibi yumuşak ve güzel olan.

İrade: istek, dilek. 2. Buyruk. 3. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

İrem: Cenneti andıran güzel yer.

İren: Özgür, serbest.

İrgün: Sabah, tan vakti.

İris: Mitolojide Thaumas ile Elektra’nın kızı, tanrıların ulağı. 2. Gökkuşağının insanlaştırılmış biçimi.

İrman: Arzu, istek. 2. Davetsiz gelen misafir.

İrva: Suya doyma.

İrza: Gönlünü hoş etme, gönül alma.

İsmiay: Adıda kendi gibi güzel olan

İsmican: içten olması temenni edilen.

İsmigül: Gül gibi güzel olması temenni edilen.

İsminaz: Nazlı, adı nazdan gelen.

İsminur: Nur gibi ışık saçması temenni edilen.

İsmişan: Adı gibi şanlı, şöhretli olması temenni edilen.

İsmişen: Adı gibi neşeli olması temenni edilen.

İsna: Övme, şükretme, değer, yükseltme.

İsra: Yürütme. Kuran-ı Kerim’in 17. suresi.

İstek: isteme, istenilen şey.

İstem: İrade, arzu.

İstemihan: İradeli, arzulu, yönetici.

İşkar: Emekçi, işçi.

İşve: Naz, eda.

İşvebaz: Naz edici, kırıtkan, cilveli.

İşvekar: Nazlı, cilveli.

İşveli. Nazlı, cilveli.

İtibar: Saygı, önem, onur, şeref.

İyem: Güzellik, iyilik

İyimser: İyilik düşünen; her şeyin iyi tarafını düşünen.

İzan: Anlayış, kavrayış, akıl, terbiye.

izel: Elizi.

İzgen: Etkisi olan, izi geniş olan.

İzgi: İyi güzel, akıllı, adaletli.

İzgül: Gül izi.

İzgün: Gün izi.

izlem: İzlemek, gözlemek, görmek. 2. Takip etmek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir