E Harfi ile başlayan kız isimleri ve anlamları

Genel olarak çocuklarımız doğmadan aylar önce hatta gebelik dönemini öğrendiğimiz andan itibaren düşünmeye başlarız. Zor bir süreçtir evladınıza en güzel ismi yakıştırmak istersiniz. Sıradanlıktan uzak , komşunun ve akrabanın bile çocuğunda olmayan bir isim isterseniz. Ece mi olsun ? Yoksa Elif mi ? derken.. Buyrun Sizi E harfi ile başlayan isim listesine göz gezdirin.

Ebedi: Sonsuz, sonrasız, ölümsüz. 2. Ölümsüzlük.

Ebru: Kaş. 2. Bulut rengi. 3. Bir tür kağıt boyama ve süsleme sanatı.

Ece: Kraliçe. 2. Güzel kız, kadın.

Ececan: Kraliçelik eden. 2. Ana gibi cana yakın.

Ecegül: Gül gibi güzel, gül gibi kraliçe.

Ecegün: Çok güzel bir günde doğan.

Eceban: Kraliçe hükümdarlığı.

Ecem: Kraliçem. 2. Kadınım.

Ecenaz: Nazlı güzel.

Ecenur: Göz kamaştıracak güzelliğe sahip olan.

Ecesay: Saygı duyulacak bir güzelliğe sahip olan.

Ecesel: Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.

Eceser: Güzelliği gözler önünde olan.

Eceseren: Güzelliğini gözler önüne seren.

Ecesoy: Saygın ve çok güzel bir soydan gelen.

Ecesu: Su gibi berrak ve çok güzel.

Ecesun: Güzelliğini sunan, gösteren.

Eceşan: Güzelliğiyle şöhretlenmiş olan.

Eceşen: Güzel ve şöhretli.

Ecetan: Tan vakti kadar güzel.

Eceten: Çok güzel bir tene sahip olan.

Eceyar: Çok güzel sevgili.

Eda: Davranış, tavır. 2. Naz, işve, 3. Verme, ödeme. 4. (Namaz için) Kılma, yerine getirme. 5. Üslup, tarz, anlatım

biçimi.

Edaay: Ay gibi güzel ve de nazlı.

Edacan,: Nazlı ama içten olan kimse.

Edacık: Nazlılığıyla sevilen.

Edadil: İşveli dili olan.

Edagöz: Gözlerinden nazı ve işvesi okunan.

Edagül: Gül gibi güzel ve nazlı.

Edagün: Nazlı gün, nazenin.

Edagüz: Nazlı sonbahar.

Edagüzar: Becerilerini göstermekte nazlanan.

Edalı: Nazlı, işveli,

Edalıay: Nazlı bir ay gibi.

Edalıcan: içtenliğinde nazlanan.

Edalıgöz: İşveli göz.

Edalıgül: Nazlı bir gül gibi.

Edalınaz: Naz yapar gibi.

Edalınur: Işık saçmak nazlanır gibi olan.

Edahses: Nazlı ses.

Edanaz: Nazlı, havalı, nazenin.

Edanur: Işık açan nazlı güzel.

Edasal: İşvesiyle tanınan.

Edasay: Nazlı hanımefendi.

Edasel: Nazlı, çoşkulu.

Edases: Nazlı ve işveli bir sese sahip olan.

Edasev: Nazlı sev.

Edaseven: Kendisi gibi nazlı olanı seven.

Edasever: Kendisi gibi nazlı olanı seven.

Edasoy: Nazlı bir soydan gelen.

Edasu: Nazlanan

Edasun: Nazlandığını belli eden.

Edaşan: Nazlılığıyla şan,şöhret sahibi olmuş.

Edaşen: Neşeli ama nazlı.

Edayar: Nazlı sevgili.

Edayel: Nazlı nazlı esen rüzgar.

Edayüz: Nazlılığı yüzünden okunan.

Edeb: Terbiye, nezaket, düzenli.

Eder: Kıymet, değer.

Edibe: Edebli, terbiyeli, nazik. 2. Edebiyatla ilgilenen.

Edis: Ululuğa ermiş olan.

Edviye: “Adviye” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Efil: Rüzgar, dalgalanma.

Efnan: Çeşitler.

Efsane: Eski çağlardan beri söylene gelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikaye. 2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye.

Efser: Taç, başlık.

Efsun:. Büyü, sihir.

Efşan: Saçan, serpen, dağıtan.

Efşar: Sıkılma, özü çıkarılma.

Efşure: Özsu.

Efza: Arttıran, çoğaltan.

Egegül: Egenin gülü.

Egenaz: Egenin nazlı kızı.

Egenur: Egenin aydınlığı.

Egesel: Ege gibi çoşkulu olan.

Egesoy: Egeli soyundan gelen

Eğin: Sırt, arka, güvenilen.

Ela: Gözde sarıya çalan kestane rengi.

Elaay: Güzel gözlü ve ay gibi parıldayan.

Elacan: Ela gözlü içten kimse.

Elacık: Küçük ela gözleri olan.

Elafer: Ela renkli ışık saçan.

Elagöz: Ela gözlü güzel.

Elagül: Güzel gözlü ve zarif görünümlü.

Elagüz: Mahsun sonbahar.

Elagüzar: Ela gözlü becerildi güzel.

Elaldı: El-aldı. 2. Başkasına kaptırılan.

Elanaz: Ela gözlü nazlı güzel.

Elanigar: Gözleri elalı resim.

Elanisa: Ela gözlü kadınlar.

Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.

Elasel: Gözlerinin güzelliğiyle çoşkulu olan.

Elaser: Gözlerinin güzelliğini sergileyen.

Elasev: Ela gözlü sev.

Elaseven: Ela rengi seven.

Elasever: Kendi gibi güzel gözlüleri seven.

Elasoy: Güzel gözleri olan bir soydan gelen.

Elasu: Ela gözlerinden temizlik akan.

Elasun: Gözlerinin güzelliğini sunan.

Elaşan: Gözlerinin güzelliğiyle şöhret olmuş.

Elaşen: Gözlerinin güzelliğiyle neşe saçan.

Elatan: Gözlerinde tan vaktinin güzelliğini yansıtan.

Elaten: Ten rengi güzel olan.

Elayar: Ela gözlü güzel sevgili.

Elayüz: Çok güzel yüz.

Elbin: Bin tane el, birlik.

Elbir: El birliği, güç birliği.

Elbirlik: Beraberlik, dayanışma, el ele verme.

Elbiz: Bizim yer, yöremiz.

Elçim: Elçi olarak gönderilen.

Elif: Arap alfabesinin ilk harfi. 2. İnce uzun boylu zarif kız.

Elife: Tutku, istek, alışılan şey.

Elik: Dağ keçisi.

Elim: Çok acıklı. 2. Çok acı veren.

Elit: Seçkin. 2. Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün.

Eliz: El izi ..

Elmas: Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş.

Elmasım: Değer verme. 2. Değer vererek seslenme durumu.

Eltaf: Çok latif çok güzel.

Elyak: En layık olan, en çok yakışan.

Elzem: Çok gerekli, en gerekli, vazgeçilmez.

Emel: Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. 2. Arzu, özlem.

Emen: Bir şeyi yetiştirmek amacıyla dikmek için açılan çukur. 2. Zahmetli iş.

Emeti: Bereket, bolluk. 2. Hala.

Emine: İnanılır, güvenilir. 2. Şüphesi olmayan. 3. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz.

Emire: Büyük bir ülkeden, soydan olan.

Emiş: Emmek işi veya biçimi. 2. “Emine” isminin kısaca söyleniş biçimi.

Emniyet: Güvenlik. 2. Güven, inanma, itimat

Emoş: “Emine” isminin kısaltılarak söylenmiş bir başka biçimi.

Emraz: Hastalıkla ilgili.

Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.

Endam: Vücut, beden, ten, boy bos.

Enfes: Çok güzel, en güzel.

Engingül: Her yam gül gibi güzel ve bakımlı olan.

Enginaz: Çok nazlı olan.

Enginiz: Çok geniş ve büyük, açık denizde yol almak.

Enginsel: İçindeki çoşku her yeri alabilecek kadar büyük olan.

Enise: Dost, arkadaş, yar, sevgili.

Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi.

Erda: Beyaz karınca.

Erdemay: Ay gibi güzel ve ahlaklı kişi.

Erdenay: Bakir ay.

Erem: Gönüllü, istekli.

Erendal: Her zaman genç ve körpe kalacağına inanan.

Erendil: Her şeyi bilip söyleyen.

Erengül: Ermişler gibi akıllı. 2. Gül gibi güzel.

Erengün: Ermişliğe, dostluğa ulaşılan gün.

Erengüz: Biten sonbahar.

Erennaz: Naz yapmaya son veren, nazdan vazgeçen.

Erennur: Evliya gibi ışık saçan.

Erensel: Çoşkulu bir akıllılığa sahip olan.

Erensen: Ermiş olan, evliya.

Erenser: Ermişliğini gösteren.

Erensu: Ermiş, akıllı. 2. Dost insanın suyundan içmiş kişi.

Erenşan: Olağanüstü sezgileriyle ünlenmiş olan.

Erentan: Tan vaktinin çekimine kapılan.

Erenyar: Ermiş sevgili.

Erenyüz: Yüzü evliya gibi nurlu olan.

Erge: Şımarık, nazlı.

Ergem: Nazlım, canım.

Erguvan: Eflanınla kırmızı arası renkte çiçekler açan güzel bir süs ağacı.

Eribe: Akıllı, zeki, olgun, yetkin.

Erik: Beyaz çiçekli bir ağaç ve bunun çeşitli renklerde ekşimsi veya tatlı sulu meyvesi.

Eriş: Tüm arzularını gerçekleştir, istediklerini elde et temennisi.

Eriz: Cömert, mertlik yolu.

Erke: Enerji. 2. İş başarma gücü, bir direnmeye yenme gücü. 3. Nazlı.

Erma: Çok güzel, nazlı ve cilveli olan.

Ermiye: Dolu yağmasına neden olan bulutlar.

Erna: İşveli, cilveli, şen şakrak sevgili.

Ervin: Şeref, saygınlık. 2. Barış; 3. Veda.

Erzan: Bol, uygun, layık.

Esalet: Asalet.

Esel: Rüzgarlı diyar, rüzgar alan ülkeler.

Esenay: Ay’ın önünden geçen rüzgarlı bulutlar

Esencan: Sağlıklı ve içten olan.

Esencik: Sağlıklı ve sevimli olan.

Esengil: Esintili olan.

Esengöz: Sağlıklı ve güzel göz.

Esengül: Rüzgar gibi esen. 2. Gül gibi güzel kokan.

Esengülen: Rüzgar gibi gülen.

Esengün: Rüzgarlı günde doğan.

Eengüz: Rüzgarlı sonbahar.

Esenkal: Sağlıklı olması temenni edilen.

Esenli: Çok sağlıklı.

Esennaz: Nazlı nazlı esen rüzgar.

Esennur: Işık saçarak rüzgar gibi giden.

Esensal: Sağlık saçan.

Esensel: Rüzgar gibi coşkulu olan.

Esenses: Rüzgar gibi esen.

Esensoy: Sağlıklı bir soydan gelen.

Esensu: Güzel su gibi berrak olan.

Esensun: Sağlık temennisi sunan.

Esenyel: Hafif esen rüzgar.

Esenyar: Sağlıklı sevgili.

Esenyüz: Sağlıklı oluşu yüzünden okunan.

Eseray: Ay’dan da güzel yorumlanmış olan.

Esercan: Yüreğinden geldiği gibi davranan

Esercik: Sevimliliği içten olan.

Eserdal: Gençlik ateşiyle keyfine göre davranan.

Eserdil: Keyifli sohbetleri olan.

Esergül: Gül gibi canlı olan.

Esergün: Keyifli gün

Esergüz: Keyifli sonbahar.

Eserkan: Keyifli bir soydan gelen.

Esernaz: Nazlı nazlı esen.

Esernur: Işık saçarak esen.

Esersu: Su gibi berrak ve yürekten olan.

Esersun: Yapıtlarını sunan.

Eserşan. Keyif düşkünü.

Esertan: Tan vaktinin keyfi.

Eseryar: Keyif veren sevgili.

Eseryel: Esip geçen.

Esgin: Rüzgarlı. 2. Esen. yel.

Esim: Rüzgar gibi olan.

Eshar: Seher, sabahın oluşu.

Esim: Rüzgarın esişi.

Esinay: Aydan etkilenen.

Esincan: içtenliğiyle başkalarına ilham veren.

Esincik: Sevimli, duygulu.

Esingül: İlham veren gül.

Esingün: ilham veren gün.

Esingüz: Güzelliğinden etkilenilen. 2. Romantik sonbaharı yaşayan.

Esinnaz: Nazlı nazlı esen.

Esinnur: İlham veren, ışık saçan.

Esinsel: Coşkulu duygular içinde olan.

Esinses: Sesiyle ilham veren.

Esinsoy: Soyuyla iftihar eden.

Esinsu: Berraklığıyla ilham veren.

Esintan: Tan vaktinden esinlenen.

Esintay: Gençliğiyle herkesi kendine hayran bıraktıran.

Esintürk: İlham veren Türk.

Esinyar: ilham veren, sevgili.

Esinyüz: Yüzünün güzelliğiyle başkalarına ilham veren.

Esma: isimler, adlar. 2. Çok yüksek olan.

Esmacan: Adı can olan.

Esmagül: Adı gül.

Esmahatun: İsmiyle anılan kadın.

Esmanaz: Adı naz.

Esmanigar: Adı nigar.

Esmenisa: Adı nisa.

Esmanur: Adı nur.

Esmasu: Adı su.

Esmaşan: Adı şan.

Esmatan: Adı tan.

Esmayar: Adı yar.

Esme: Esmek iş.

Esmer: Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday renginde olan. 2. Siyaha çalan buğday rengi.

Esmeray: Ay’ın güzelliği esmerliğine yansıyan.

Esmercan: Esmerliği ve içtenliğiyle çok sevilen.

Esmergül: Eşi benzeri . bulunmaz güzellikte olan.

Esmergüz: Sonbahar akşamı.

Esmernaz: Nazlı esmer.

Esmersev: Esmerliğiyle sevilen.

Esmerseven: Esmerleri seven. 2. Kendi gibi olanı seven.

Esmersever: Kendi gibi esmer olanı seven.

Esmersu: Berraklığı gecenin kararlılığına karışmış olan.

Esna: Bir işin yapıldığı an. 2. Ara sıra, vakit. 3. Yüce, ulu.

Esra: Çok çabuk, en çabuk, çok hızlı.

Eşay: Ay’ın güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.

Eşe: Teyze. 2. “Ayşe” isminin kısaltılmış bir biçimi.

Eşim: Yoldaşım, hayat arkadaşım.

Eti: Tarihte bir Anadolu devleti.

Etik: Ahlak bilimi, töre bilimi. 2. Ahlakla ilgili, ahlaki.

Etike: Eğitmen. 2. Yol gösterici.

Eva: Havva. 2. Yaratılan ilk kadın.

Evcan: Evini seven, evcil.

Evcimen: Evine, ailesine çok bağlı olan. 2. Ev işlerini iyi bilen becerikli kadın.

Evecen: Hamarat. ev işlerini kısa sürede halledebilen.

Evin: Bir şeyin içindeki öz. 2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.

Evinç: Evini seven, evine bağlı.

Evingül: Evin gülü, evin güzeli.

Evnur: Eve nur saçan.

Evra: Hisar.

Evra: Kutsal.

Evran: Talih, alınyazısı.

Evre: Dönem, çağ.

Evsar: Taç.

Evser: Taç, çelenk.

Evşen: Evine şenlik veren, şenlendiren.

Eygül: İyi, gül gibi.

Ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik

Ezgi: Nağme,. şarkı, seslerin melodisi. 2. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. 3. Gidiş, yol, tarz, tempo. 4. Üzüntülü sıkıntılı.

Ezgin: Sesi düzenli gelen. 2. Paraca durumu bozuk olan. 3. Çok cefa görmüş, çok sıkıntı çekmiş kimse, ezilmiş olan.

Ezo: Ezik, dirençli.

Ezrak: Gök rengi. 2- Saf temiz su. 3. Mavi gözlü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir