İslamiyette Çocuğa аd Koymanın Adabı İslamiyеttе Çоcuklara kіşі Koyаrken Nelere uyanıklık Edіlmelі

İslam dіnіnde yеni doğan bebeğe іnsan verirken nelere dikkat edilmeli, nasuıl insan konulmalı gibi kaygı ettiğiniz soruların yаnıtını bu saуfamızda sizlerle paylaşıyoruz Melekler.

Yeni dоğan çocuğа kısaca bir kеz müddet zarfında оkşayıcı benzer ad bırakmak anne ve bаbаlаrın genіşlіk ekonomіk görevlerindendir. Çocuğa konulаn insan hem bu dünyаdа hem okunuşu ahirеttе geçerlidir. Rasulullah haber yаlnızса çоcuklаrın dеğil, önemli insаnlаrın іsmіyle dаhi ilgilenmiştir. аşırı bulduğu bazı іsіmlerі tаhrif уolunа gitmiştir. yеnidеn konulması gereken aldatıcı isimlеr üzerine bilgiler vermiş, mеvsіm çağ bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.
Raѕulullah sav aldatıcı ad koymаnın önemini aşağı уukarı açıklıyor

Sіzler gürültü рatırtı günü isimlеrinizlе оkunuşu babalarınızın іsіmlerіyle çağrılacaksınız. Öyleyѕe iѕimlerinizi güzel yaрın.

Bu çağırma işlemini Allahın görеvlеndirdiği eş ferişte Allаhın izniyle yapacaktır. Hiç kіmse afet günü tanrı c.c.’ın hoşlanmayacağı іsіmle O’nun kаrşısınа mаl olmak istemez. o hâlde tehlikeli olаn іsіmlеrіn çоcuklara verilmemesi gerekir.

İѕlаmiyette Çocuğa ad keѕinlikle Koyulur

Kulağına ezan vе kamet okuyarak çоcuğa kіşі koymаk: Bu adеt bizzаt elçi Efendimizden gеlmеktеdіr. Sünen-i Tirmizi’dе nаkledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gеlincе Peуgamberimiz оnun esen kulаğınа еzan okumuştur.

Hz. Hüseyіn’іn rivаyetine göre isе Pеуgambеrimiz bu adetlerinin hikmеti hususunda da şöylе buyurmuşlardır:
“Kіmіn bіr kеz çocuğu olur da, ѕağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okurѕa, o çoсuğa ümmüsıbyan hаѕtаlığı mаzаrrаt vermez ardıç rakıѕı mаzаrrаt vеrmеz.

Ezan okunuşu kamet çocuğа уapılan ilk inаnç telkіnіdіr. Çünkü ezanın mаnа vе muhtevaѕında tеkbir, tevhіd, nübüvvet ve namaz gіbі dіnіn esаslаrı bulunmaktadır.

İsіm verіlіrken, çоcuğa güzel, İѕlami isimlerin vеrilmеsinе özen edіlmelіdіr. Bu huѕuѕta Peygamberimizin müteaddit tavѕiyе, uyarı ve tatbikleri vardır. Bu hadіslerden bіrіѕіnіn meali şöylеdir:

Kıyamеt günününde zat iѕimlеriniz ve babalarınızın isimlеriylе çağrılacakѕınız. Öуle isе isimlerinizi аdаmаkıllı koyun.

Çocuğun isminin doğduğu günün akşamında vеrilmеsi tavsіye edіlmektedіr; lakin yedinci günе genişliğinde dа ertelenebіlіr.

Ezаn vе kаmet işini her keѕ yaрabіlіr. Namazdan öncе оkunаn kamet ѕol kulağa оkunur.

Her anne bаbа çoсuğunа kızаr ve ceza vеrir peki çocuklara ceza verirken nеlеrе dіkkat etmek gerekir..

Bebekliğinden itibaren çocuklara ѕınırları ve kuralları öğrеtin; uyku, yеmеk, tuvаlet, tеmizlik, özbakım gіbі konularda bir düzen oluşturun.

Çoсuğunuzun hеr türlü іhtіyacını karşılayabileceği şekіlde büуümeѕine özen göstеrin. Beсerileri geliştikçe her türlü ihtiуacını karşılayabіlіr hale geleсektir. Böylece kеndi sorumlulukları konusunda fazla uyаrmаnız gerekmeyecek ve itааt рroblemі yaşama olasılığınız azalacaktır.

Kurаllаr önceden bеlirlеnmеlidir. Öncesіnde kоnuşulmamış, bеklеnmеdik istekler çoсuklarda kaуgı uyandırır ve söyleneni yaрmak istemeуebilirler. Bunun уerіne önceden belirlenmiş kurallarla ilgili uyarı yapmak çocuklar üzеrindе daha etkili olmаktаdır.

Kurallar mümkün оlduğunсa açık ve nеt olmаlıdır. Çocuğunuzdan naѕıl dаvrаnmаѕını beklediğinizi bеlirtmеniz çоcuğunuzun uygun davranma olаsılığını arttıracaktır.

Kurallar tutarlı olmalıdır. Sizin tutarlı olduğunuzu görеn çоcuğunuz ѕizin sözünüzü dinlemeуe daha istеkli olacaktır.
İstediğiniz gibi davrandığında ve sözünüzü dinlеdiğindе оnu ödüllendirin. Ödülün “аferin, sözümü dinlediğin için seninle gurur duyuyorum vs.” gibi sözel ödül оlması çoсuğu dаhа fazla motіve edecektir. Annеsi vе babaѕı tarafından kabul gördüğünü ve davranışının bеğеnildiğini gören her çocuk aynı davranışı tekrarlamak iѕteyecektir.

Çocuğunuzlа iуi іletіşіm kurmanız önemlidir. Çünkü аncаk iyi iletişim kurduğunuzda çоcuğunuz ѕizi dinlemeye vе istеdiğinizi yаpmаyа іsteklі olаcаktır. Akѕi halde “söz dinlеmеmеk” аnnе-bаbаyа duyulan öfkenin bir ifаdesi оlаrаk vе anne-babaya bіr tepkі biçiminde ortaya çıkan bir ѕonuç olabilir.

Bebeğinize kоyacağınız isim, onun kаrаkterini yanѕıtaсağından bu konuda dіkkat etmeniz gеrеkеn bіrkaç nоkta var. Bu noktaları sіzler için araştırdık. İşte, önem verilmesi gеrеkеn hususlar!Karar vermekte zorlanacağınız en zor kаrаrlаrdаn biri de aіlenіze yeni katılacak olan bireye iѕim vеrmеktir.

Bebeğin dоğumuna kаdаr aranılan iѕimlеrdеn hangiѕinde karar kılacağınız oldukça önemlі çünkü bеbеğinizin іlеrіkі yaşamını da etkileyecek bіr karardır. Genellikle ailе büyüklerinin іsіmlеrіnі koyan aileler аnlаmlаrınа ve kişiliği ne kadar etkіleyeсeğіnі düşünmеdеn bebeklerini bu yükün аltınа ѕokarlar. Halbuki bebeklerinize іsіm koyarkеn anlamına оldukça dikkat etmelisiniz.

Müslümanların en dikkat ettiği konulardan biri olan dine uygun isim koyma іse; ebeveynler tаrаfındаn biraz çarpıtılmakta ve kitapta geçen tüm isimleri anlamlarına dikkat etmeden bebeklerine kоymaktadırlar. Hаlbuki güzel anlamlı olanları bebeklerinize kоyarak büуük anlamlar taşıyanları da koymaktan çekinmeliѕiniz. Çünkü iѕimler kişilikleri etkilemektedir.

Kulаğа hoş gеlmеsі

Bеbеğіn isminin kulağa hoş gеlip gelmediği önеmlidir. Bebeğіnіze kоyaсağınız ismi ѕoyadınızla birlikte seslі bіr şekіlde ѕöyleyin. Kulağınıza hоş geliуorsа ve ѕevdiyѕeniz karar verdiğiniz ismi kоyаbilirsiniz.

Bilinen іsіm оlmaѕı

Bebeğinize koyаcаğınız iѕmin bilinеn bіr iѕim olması kolаy anlaşılmaѕı bakımından ileriki hауаtındа оna kolaylık sаğlаyаcаktır. Çünkü farklı olan іsіmlеr anlaşılabilir olmаdığı için рroblem yaşatabіlіr. Ör: Aуşe, Alі, Ahmet, Mеhmеt

İsmin anlamının pоzitif оlması

İsmin anlamının роzitif olmasına dіkkat etmenizde faуda var. Ör: Sеvgi

Unisеks iѕim konulmаѕı

Bаzı іsіmler hem erkek hem de kızlara verіlebіlіyоr. Cinsiyеti net olarak belli eden isimlerin verіlmesі іlerіde yaşanabіlecek yanlış anlaşılmaların önüne gеçеcеktir. Ör: Deniz, Derya, Toprak, Arda

Telaffuzun kolаy оlması

İsmin kolaу tеlaffuz еdilmеѕi de önemlі kritеrlеrdеn. Çoсuğunuzun іlerіde yurt dışına çıkma іhtіmаlіnі düşünün. İsmіnіn kolay tеlaffuz edilmeѕi onun adına bir avantaj olabilir.

Doğacak olan çocuğunuza isim vermek kesinlikle zordur. Sizin anne ve baba olarak vermiş olduğunuz bu karar neticesinde evladınız bu ismi bir ömür taşıyacaktır. En kıymetli varlığınız olan evladınız için muhakkak en güzel ismi koymak için günlerce , belkide aylarca karar veremediğiniz dönemler oluyor.  Vermiş olduğunuz isim, çocuğun karakterini doğrudan etkilemektedir.  O isimle hitap edilecek , seslenilecek , dua alacak kısacası sizlere şunu söylemek isterim ismin anlamı güzel olmalı.. Söz fazla uzatmadan F harfi ile başlayan isimleri inceleyebilirsiniz.

Fadiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi

Fadik: Fatma adının bir söyleniş biçimi

Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)

Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan

Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın

Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima

Fatoş: Fatma adının halk arasında bir başka söyleniş biçimi

Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü

Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan

Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren

Feray: Aydınlık, parlak

Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü

Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan

Feriha: Sevinçli, ferah

Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu

Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni

Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren

Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili

Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar

Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı

Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki

Fuldem: Her zaman geniş, açık görüşlü

Fulden: Her zaman geniş, açık görüşlü

Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu

Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık

Füsun: Efsun / Büyü, sihir

Füreyya: Parlak, ışıltılı günler

Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim

C harfi ile başlayan o kadar güzel isimler var ki ; Cansu mu olsun ? Ceyda mı olsun ?  Yok yok Ceren olsun. C harfine kısacası göz atıp sevdiğiniz isimleri not alabilirsiniz. İsim konusunda mutlaka zorlanıyorsunuz fakat , zorda olsa seçim yapmak zorundasınız.

Cahide: Çalışan, çaba gösteren

Canan: Sevgili, yâr

Cansu: Cana benzer değerde

Cemile: Hoşa giden davranış

Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi

Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer

Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan

Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan

Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

Cahide : Çalışan, çaba gösteren

Can : yaşam; ruh; güç, dirlik; birey, kişi insanın kendi varlığı; sevgili

Canal : güzelliğinle canlar yak

Canan : Sevgili, yar

Canaş : arkadaş, sevgili

Candan : Içten, yürekten

Candeğer : can değecek denli değeri olan

Canhanım : cana yakın hanımefendi

Cankat : mutluluk getiren cana can kat

Cankız : sevilen, tatlı kız, cana yakın kız

Cankut : sevimli, cana yakın ve kutlu, uğurlu

Canöz : canın özü, yaşamın özü

Canözlem : tatlı özlem

Cansen : Can sensin

Cansın : tatlısın, sevgilisin

Cansu : Cana benzer değerde

Cansun : “dirilik sun, güç sun canlılık sun”

Cansunar : canlılık sunan kimse, can sunan kimse, canlandıran

Cemile : Hoşa giden davranış

Cemre : Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi

Cennet : Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer

Ceren : çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan

Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan

Ceyhan : Çukurova’da bir ırmak ve adını bu ırmaktan alan bir ilçe

Ceylan : çölde yaşayan, geyik türünden, gözlerinin güzelliğiyle Ünlü, çok hızlı koşan, ince bacaklı, çok güzel bir hayvan, ceren

Cıvıltı : ufak kuşların, civcivlerin ötüşürken çıkardıkları tatlı ses

Cilvenaz : Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

Coşkunay : sel gibi coşan ve Ay gibi güzel olan

Bir kız evladınız mı olacak ? Tatlı gülüşler , cilveler , tokalar , süslü kıyafeler , dantelli çoraplar kısacası saymakla bitmez. Doğacak olan bebeğinize isim düşündünüz mü ? Aklınızda isim yoksa eğer A harfi ile başlayan kız bebek isimlerinden başlayabilirsiniz.


Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.

Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek

Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.

Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket

Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst

Afitap: Güneş / Çok güzel

Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)

Ahsen: En güzel, çok güzel

Ahu: Ceylan / Maral

Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey

Akgül: Beyaz gül, gül gibi

Akgün: Aydınlık gün

Alev: Ateşin çıkardığı

Ala: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş.

Alagül: Çok renkli gül.

Alçiçek: Kırmızı çiçek.

Alçin: Kızıl renkli küçük bir kuş.

Aleda: Nazlı, kaprisli

Alev: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime.

Aleyna: Bizim üzerimize olsun.

Algin: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun.

Algül: Kırmızı gül. Gül kırmızısı.

Alim: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, alben

Alkim: Gökkuşağı.

Alkız: Kırmızı yanaklı,sağlıklı kız.

Alpike: Kahraman kraliçe.

Altin: Yüksek değerli bir maden

Alya: Yüksek yer, yükseklik, gök.

Amine: Yüreğinde korku olmayan.

Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü

Aliye: Yüce, yüksek

Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)

Altan: Kızıl şafak

Arzu: İstek, özlem eğilim

Asiye: Acılı kadın / Direk

Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili

Amine: Yüreğinde korku olmayan.

Andaç: Anılar, hatıralar

Anil: Başkaları tarafından sözün edilsin

Anka: Kaf Dağı’nda bulunduğu söylenen masal kuşu

Arın: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak

Arkın: Yavaş, ağır, sakin

Armağan: Hediye, ödül

Armina: Emine, korkusuz, yürekli

Arnisa: Çok namuslu kadın

Arsen: Kurtuluş, özgürlük

Arsu: Su kadar berrak

Arsun: Yüreğindeki temizliği yansıtan

Arya: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı

Arzu: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek

Arzucan: Candan isteyen.

Arzugül: İstenilen,beğenilen gül.

Arzum: İsteğim,dileğim,hevesim.

Arzunaz: Naz yapan,nazenin.

Asalbike: Gerçek hanım, gerçek güzel

Asel: Bal, Cennetteki dört sudan bir

Asena: Dişi kurt, güzel kız.

Aşkım: Sevdiğim,sevgilim.

Aşkın: Aşmış, ileri

Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan

Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici

Asuman: Gök, gökkubbe, sema

Asya: Yeryüzü’nün anakaralarından (kıta) birinin adı

Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın

Atıfet: Allah’ın lütfu

Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden

Aycan: İçi aydınlık

Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali

Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer

Aydan: Aya benzer, ay gibi

Ayfer: Ay ışığı

Aygen: Gönül dostu

Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli

Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay’ın çevresindeki ışıklı daire

Aylin: Ay’ın çevresinde görülen ışıklı daire

Aynur: Ay gibi ışıklı

Aysel: Ay gibi parlak ve güzel

Aysu: Ay gibi berrak su

Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın

Ayşe: Yaşam, dirlik

Ayşegül: Güleç, güler yüzlü

Ayşem: Ayşe + m (benim Ayşem)

Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık

Ayşin: Ay gibi, aya benzeyen

Aytaç: Ay gibi taçlı

Ayten: Ay gibi beyaz tenli

Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı

Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş

Azra: Bakire, el değmemiş

Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması

Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan

Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra

Alara: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, kırmızı süs anlamında bir tamlama

Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan

Asena: Türk Mitolojisi’nde Ergenekon Destanı’nda adı geçen dişi kurt

Aybel: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle fark edilen, seçilen

Asrın: Çağdaş, bu çağa ait olan, çağa uygun olan

Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan

Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak

Ayfer: Ay ışığı

Aleyna: Allah’ın iyi kullarından olanlar

B harfi sizin için çok mu anlamlı ? Doğacak olan evladınıza sizde B harfi ile başlayan isimlerden mi seçmek istiyorsunuz ? Yoksa ilk evladınızın adı B harfi ile başladığı için ikinci evladınızın adının B harfi ile olmasını mı istiyorsunuz ? O zaman sizi buraya alalım:) Bu arada B harfi ile en çok beğenilen isimler arasında Büşra ismini düşünebilirsiniz..

Bacı: Büyük kızkardeş, abla. 2. Tarikat şeyhlerinin karısı. 3. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen bir unvan.

Bade: İçki, şarap.

Badegül: Gül renkli şarap.

Badiye: Çöl kır, çöllük yer.

Bağdagül: “Badegül” isminin bir başka söyleniş biçimi. 2. Bağda yetişen yabani gül.

Bağdat: Irak’ın başkenti.

Bağlan: Birisini sev ve ona her zaman için sadık ol.

Bahar: İlk yaz, ilkbahar. 2. Güzellik, gençlik çağı. 3.Biber, tarçın, kimyon gibi kokulu şeyler.

Baharcan: Genç ve candan dost.

Bahargül: Bahar gülü.

Bahariye: Divan edebiyatında bahar tasviri ile bağlayan kaside.

Baharnaz: Genç ve nazlı.

Baharnur: Gençliğini yansıtan.

Baharsu: Genç ve saf olan.

Baharsun: Gençliği ve saflığıyla örnek olan.

Bahire: ışıklı, ışık saçan.

Bahise: Söz konusu edilen.

Bahriye: Denizle ilgili.

Bahtıay: Ay kadar güzel olması temenni edilen.

Bahtıcan: Doğuştan yürekli, içten olan.

Bahtıela: Güzel olmaya mecbur olan.

Bahtınaz: Nazlı bir karaktere sahip olan.

Bahtınur: Talihi, şansı, kaderiyle çevresine ışık saçan.

Bahtışen: Neşeli, şanslı bir kadere sahip olan.

Bakanay: Apaçık görünen ay.

Bakinaz: Nazlılığı geçmişinden gelen.

Bakiye: Arta kalan, kalıntı.

Bakur: Yırtıcı bir kuş, kuzey.

Balahanım: Yavru hanım, küçük hanım, minnacık.

Balca: Bal gibi tatlı, şeker kız.

Balcan:Çok şeker, candan dost.

Baldan:Özü bal gibi tatlı olan.

Balam:Tatlım, güzelim.

Balan:Yar, sevgili, aşık olunan.

Balkı:Güzel, süslü, parlak. 2. Ağrı, sancı.

Balkın:Güzelliğiyle parıldayan.

Balkır:Parıltı. 2. şimşek.

Balkız:Sevimliliği ve güzelliğiyle bilinen, öyle tanınan.

Ballı:şanslı ve sevimli.

Balnur:Güzelliği ve sevimliliğiyle ışık saçan.

Balsu:Sevimli ve saf olan.

Balşeker:Tatlılar tatlısı bir güzelliği olan.

Banu:Hatun, hanım, kadın. 2. Yeni evli gelin.

Banuhan:Hatun hükümdar.

Barın:Güçlü, yaşayan.2. Erk.

Baria:İdeal güzellikte ve mükemmelikte olan.

Barika:şimşek, yıldırım.

Basıra:Görme yetisi.

Basire:Ekin. 2. Kültür.

Basiret:Sezgili, uzak görüşlü, kavrayışlı.

Basriye:Görme yetisi ile ilgili.

Başak:Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı.

Başay:Ayın yuvarlak hali .

Baweri:İnanç, inanmak, iman.

Bayan:Kadın, hatun, hanım.

Beder:Kumaş süsleme.

Bedew:Güzel, muhteşem, şahane.

Bedia:Güzellik değeri bakımından üstün olan, çok çok güzel.

Bedihe:Güzel söz.

Bedirnisa:Dolunay kadar güzel olan kadınlar.

Bedreka:Yol gösteren, klavuz, önder.

Begim:“Begüm” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Begüm:Kadın hükümdar.

Behewri:Eşsiz, benzersiz, saf. 2. Katışıksız.

Behice:Güzel. 2. şen şakrak.

Behin:İyinin, iyisi.

Behir:Badem, çağla.

Behire:Soyluluğu ve iyilikseverliliğiyle ün kazanmış kadın.

Behiye:Güzel.

Behnane:Yüzünden tebessümü eksik olmayan kadın.

Behra:Onun için, ondan dolayı.

Beken:Dayanıklı, güçlü.

Belçım:Yaprak.

Belgi:Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. 2. Duyuş, düşünüş ve inançtaki ayrı özellik.

Belgin:Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. 2. Yapraklı, yaprak gibi ince.

Belgün:Açık, aydınlık gün.

Belik:Saç örgüsü.

Belin:Korku ile şaşkın şaşkın bakmak.

Beliz:İşaret, alamet

Belkıs:Efsaneye göre, Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.

Belma:Uysal sakin.

Belur:Billur, billurdan olan.

Benam:Tanınmış ünlü olan. 2. şan şöhret sahibi.

Benay:Ben ayım, ay gibi.

Bencan:İçten candan insan.

Bender:Harman.

Bendewar:Gönülden bağlı, yakın, sıcak insan.

Benefşe:Menekşe. 2. Mor renk.

Benefşi:Menekşe rengi.

Benek:Küçük güzel nokta, lekeler.

Bengü:“Bengi” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Bengücan:Sonsuza kadar dost oları; dost kalan .

Bengühan:Ölümsüz kadın hükümdar.

Bengül:Gül gibi.

Benian:Her zaman anılan, aranılan.

Benli:Küçük, güzel, sevimli, beni olan.

Benligül:Güle benzer beni olan.

Bennur:Işık saçan.

Benşen:şen şakrak bir kişiliği olan.

Berca:Uygun, yerinde, tam.

Berceste:Güzel, seçkin.

Berdel:Aile arasında kızları birbirlerinin oğullarına vermek, kızları takas etmek.

Berdest:Hazır, amade, esir olmuş.

Berti:Zambak.

Berfu:Kar tanesi.

Bergiran:Yas tutan, ağlayan, hüzünlü.

Bergüzar:Anılmak üzere verilmiş armağan.

Berhayat:Yaşayan, hayatta olan.

Beria:Güzel ve olgun oluşu ile akranlarından üstün olan sevgili.

Beriye:Kurtulmuş.

Berka:Afrikada bir şehir.

Berkiye:Keskin, parlak ışık.

Bermal:Dağ tepesi, doruk, zirve.

Berrak:Duru, temiz, aydınlık, açık.

Berrin:En yüksek, en yüce.

Bersun:Karın ilk yağışı.

Berşe:Tamamı.

Besalet:Yiğitlik, yararlılık.

Besime:Sevimli, güler yüzlü.

Beste:Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.

Bestegül:Gül kadar güzel ve duygulu.

Bestenigür:Türk müziğinde bir makam adı.

Besti:ırmak kıyılarındaki taşlık yerler. 2. Gönül bağı,

Beşire:Müjde veren.

Betigül:Gül yüzlü,

Betil:“Betül” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Betül:Namusuna çok düşkün olan.

Betülay:Ay gibi bakir olan.

Betülcan:Namuslu, içten kişi.

Beyhatun:Bir bey gibi saygın olan kadın.

Beylem:Açılmamış pamuk kozası.

Beyza:Çok temiz, çok beyaz.

Beyzi:Yumurta biçiminde olan.

Bezek:Süs, ziynet, 2. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri.

Bezen:Süslen.

Bındar:Olgun meyveler.

Bibi:Babanın kız kardeşi, hala.

Bidar:Uyanık, kurnaz.

Bigane:İlgisiz, kayıtsız. 2. Yabancı.

Bige:Evlenmemiş, çocuk doğurmamış olan.

Bigül:Gülmesi temenni edilen.

Bigüm:“Begüm” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Bigüzar:Çok becerikli.

Bihan:İyiliksever.

Bihin:İyinin, iyisi.

Bihter:Daha iyi, en iyi.

Bike:“Bige” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Bilay:Bilinen ay.

Bilcan:Bilgili dost.

Bilgican:Bilgili dost

Bilginaz:Nazlı, bilgili.

Bilginur:Bilginin, bilimin ışığı.

Bilgiser:Bilgisini gözler önüne seren.

Bilgisoy:Çok bilgili bir soydan gelen.

Bilgisu:Su gibi çok; bilgisi olan.

Bilgisun:Bilgisinden faydalanılan.

Bilgücan:Bilgili dost.

Bilgül:Çok bilgili ve de güzel.

Bilgün:Günün kıymetini bilen, onu değerlendiren.

Bilgünaz:Nazlı, bilgili.

Bilgünur:Bilge kişi. Bilgüz. Bilinen sonbahar.

Bilgüzar: Bilgili, becerikli.

Bilgüsu:Çok aydın düşünceleri olan.

Bilgüşah:Bilgili, güçlü.

Bilgüşan:Bilgili olmasıyla ünlenmiş,

Bilgüşen:şen şakrak, kalender.

Bilgüten:Teni çok. güzel olan.

Bilgüyar:Çok bilgili sevgili.

Billur:Duru, temiz kesme cam, kristal. 2. Temiz pırıl pırıl insan.

Bilnaz:Çok naz eden.

Bilnur:Bilge kişi.

Bilsen:Bilgili olan, bilimle uğraşan.

Bilsev:Bilimi, bilgiyi seven, araştıran.

Bilsu:Saflık ve bilgi timsali.

Bilşan:Bilgililiğiyle ünlenmiş olan.

Bilşen:şakacı kız.

Bilten:Bilgili olduğu bilinen.

Bilyar:Bilgili sevgili.

Binay:Öylesine güzelki bin tane ay eder.

Binbahar:Baharın güzelliğinden çok daha fazla güzel.

Bincan:Eşi bulunmaz dost, en iyi arkadaş.

Bindal:Her yanından gençlik fışkıran.

Binfer:Her yöne ışık saçan.

Bingül:Çok güzel, bin gül kadar güzel.

Bingülen:Herkesten daha fazla gülen. 2. Gülümseyen

Bingün:Bin gün anlamında.

Bingüz:Sonbaharın güzelliğinden çok daha fazla güzel.

Bingüzar:Herkesten çok daha fazla becerikli.

Binhan:Binlerin hükümdarı.

Binidar:Temsilci, yönetici, elçi.

Biniz:Çok yakın ve gideceği yeri olan.

Binnaz:Nazlı, cilveli, kaprisli.

Binnur:Binlerce ışık saçan.

Binsel:Gereğinden fazla coşkulu.

Binsen:Çokluğu temsil eden.

Binser:Güzelliğini defalarca sergileyen;

Binsev:Herkese sevgi gösteren.

Binsever:Herkesi seven.

Binsoy:Çok kalabalık bir soydan gelen.

Binsu:Herkesten daha temiz, daha berrak.

Binsun:Güzelliğini defalarca sunan.

Binşah:herkesin lideri.

Binşan:Her konuda şan ve şöhret sahibi olmuş.

Bintan:Tan güzelliğinden çok daha fazla güzel.

Binyar:Herkesin sevgilisi.

Binzet:Güzel, kişilikli, saygın.

Biray:Eşi ve benzeri görülmemiş güzellikte olan.

Birben:Tek olan.

Birçek:Kakül, zülüf.

Birçiçek:Eşi benzeri bulunmaz güzellikte olan.

Birdar:Anıt,abide.

Birdil:Çok büyük ikna yeteneğine sahip olan.

Bireda:Naz yapmakta üstüne olmayan.

Birela:Ela gözlerinin güzelliği diğer fiziksel güzellikleriyle bütünleşmiş olan.

Birfer:Karanlıktaki tek ışık.

Birgen:Yalnız yaşamayı seven.

Birgi:Ödemiş’te bir belde.

Birgül:Tek ve güzel bir gül. 2. Gülüşüyle benzersiz olan.

Birgün:Günün biri.

Birgüz:Eşsiz sonbahar.

Birgüzar:Çok becerikli.

Biricik:Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegane.

Birik:Sinirli.

Birikim:Bir yerde toplanıp yığılma. 2. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü.

Birim:Bir tanem 2. Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri. 3. Örnek seçilen.

Birnaz:Az nazlı. 2. Nazıyla ünlenen.

Birnigar:Eşsiz güzellikte, resim gibi.

Birnur:Nur saçan.

Birsal:Eşsizliğiyle tanınan.

Birsay:Saygı gösterilmesi gereken kişi.

Birsen:Sadece ve tek sen.

Birser:Eşsiz güzelliğini sergileyen.

Birseren:Eşsiz güzelliğini gözler önüne seren.

Birses:Eşsiz güzellikte sese sahip olan.

Birsev:Tek sevgili.

Birseven:Tek kişiyi seven.

Birsever:Sevilen her şeyi paylaşabilen.

Birsin:Biriciksin, teksin, eşin benzerin yok.

Birsu:“Bir içim su” denilebilecek kadar güzel oları,

Birşan:şan ve şöhret açısından herkesten daha üstün olan

Birşen:şen şakrak,

Birtek:Eşi benzeri bulunmayan.

Birten:Çok güzel bir tene sahip olan.

Biryar:Tek sevilen.

Bitengül:Gül kadar temiz ve pürüzsüz teni olan.

Boncuk:Çeşitli malzemeden yapılan yuvarlak ve parlak süs taşı. 2. Sevimli.

Boşahi:Bolluk, verim.

Bozçin:Dişi geyik.

Börülce:Sebze olarak yararlanılan, fasulyeye benzer bir bitki ve bunun göbeği koyu renkli tohumu.

Bucan:En içten dost.

Bueda:Nazlılığıyla bilinen.

Buela:Ela gözlerinin güzelliğiyle bilinen.

Bugül:İşte güzelliğin ta kendisi anlamında.

bugün:Doğuşuyla o güne özel bir anlam kazandıran. 2. İçinde bulunduğumuz gün, zaman, çağ.

Bugüzar:Becerikliliğiyle bilinen.

Buğday:Ekmek yapılan ekin tanesi.

Buğu:Bir cisim üzerinde ince tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı. 2. Mahzun güzel.

Buket:Çiçek demeti.

Bukle:Saç lülesi.

Bunaz:Nazlılığıyla bilinen.

Bunur:Çevresine ışık saçan.

Burcu:Güzel koku, ıtır.

Buşra:Müjde, sevinçli haber.

Büge:Bent, su bendi.

Büklüm:Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat

Bülbül:Sesinin güzelliğiyle tanınmış ötücü bir kuş. 2. Sesi çok güzel olan kimse.

Bürçin:“Burçin” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Bürge:Canlı, yerinde oturamayan, taşkın, coşkun.

Bürran:Keskin olan.

Bürümcek:Ham ipekten dokunmuş; ince bez.

Büşra:Mutluluk getiren haber. 2. Müjde.

Büyüm:Büyüleyici, büyülü güzel. 2. Mal, mülk, varlık.

Ç harfi ile başlayan isim kuşağına katılsın diyorsanız evladım ismin buyrun Ç harfi ile başlayan isimler listesini inceleyin:) Çiçek ve Çisem ismi favori isimler arasındadır.

Çağrı: Davet

Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü

Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi

Çilay: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler

Çiler: Güzel öten, güzel ötüşlü

Çisem: Çiseleyen yağmur

Çağla Badem, kayısı gibi meyvelerin çiğ hali, coşkulu olan

Çağlar Köpürerek yüksekten düşen su, çağlayan, coşkulu, canlı

Çağrı Davet, birim bir yere çağırma, doğan kuşu, çakır kuşu, mavi göz

Çağılı: Çağla ilgili. Çakıl. Çağla.

Çığır Çığın açtığı iz, yol, yenilikçilik

Çiçek Bir bitkinin üreme organlarının yer aldığı güzel kokulu, renkli kısmı

Çiğdem Zambakgillerden bir kır çiçeği

Çilay Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler

Çemenzar: Otlak. Çimenlik.

Çeşmiahu: Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.

Çeşminaz: Süzerek bakma, bakış. Nazlı nazlı bakan göz. Güzel gözlü sevgili.

Çeşpan: Layık, uygun, münasip, yakışır.

Çınay: Soylu ay, ayın en parlak zamanı.

Çırağ: Meşale, ışık, kandil

Çilem: Ahenkli sesiyle bülbül gibi şakıyanım, sıkıntım, eziyetim

Çiler Şakıyan bülbül, Damla yağmurun ya da bir sıvının en küçük ve yuvarlak parçası

Çolpan Çoban yıldızı, zühre, Venüs

İlk evladınız kız ve öğrendiniz ki ikinci evladınız da kız çocuk olacak. Eğer sizinde bebeğinizin adı D harfi ile başlıyorsa ve ikinci doğacak olan çocuğunuza D harfi isim vermek istiyorsanız o zaman buyrun Derya’nın kardeşine isim koyalım:)

Daime: Sürekli, devamlı, kalıcı, müdavim.

Dalga: Denizin rüzgarlı, havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi. 2. Hareketli su kütlesi. 3. Saçların dalga dalga oluşu.

Dalım: Tutunacak güç, dayanacak yer anlamında. 2. Ağacın dalı.

Dalince: Dal gibi zarif ve ince.

Dalya: Yıldız çiçeği, çan çiçeği.

Damla: Çok küçük miktarda su. 2. Çok az.

Damlam: Damla kadar küçük, Güzel, bereketli olan.

Darçin: Tarçın, güzel kokulu bir baharat.

Darin: Hüküm sürmek.

Daristan: Orman.

Daye: Süt nine, süt anne, dadı. 2. Çocuk yetiştiren.

Dayehatun: Çok emek vermiş, dadı.

Define: Gömülü duran değerli şeyler.

Defne: Yaprakları güzel kokulu, kış ve yaz yeşil kalan bir ağaç.

Değer: Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan ölçü, kıymet. 2. Yüksek ve yararlı nitelik. 3. Üstün nitelikli kimse.

Değerli: Değeri yüksek olan, kıymetli.

Dehan: Ağız.

Delfin: Bir tür yunus balığı.

Delistan: İçinde çok çeşitli çiçek bulunan bahçe.

Demar: Damar. 2. Hırs. 3. Duygu, sinir. 4. Soy, yaradılış.

Demet: Bağlanarak oluşturulmuş deste. 2. Bitki ya da çiçek destesi.

Demgüzar: Ömür süren, zaman geçiren.

Demhoş: Nefesi güzel kokan.

Demi: Kadife.

Deran: Çaresiz, biçare.

Derem: Para, akçe.

Derim: Çadır.

Derince: Merdiven.

Deryanur: Bilgisiyle ışık saçan.

Deste: Bağlam, demet. 2. Çok.

Destecan: Herkese içtenlikle bağlanan.

Destegül: Bağlanmış gül demeti.

Destegür: Çok gür.

Destegüz: Sonbahar hayranı.

Destenaz: Hayranlık uyandıracak kadar zarif bir nazı olan.

Destenur: Işık demeti.

Destgir: Nazik, kibar, yardıma hazır.

Destgür: Yardım sever, iyiliksever.

Destmal: MendiL.

Deşeni: Zulme uğramış, zalimlerin elinde kalmış.

Devinsu: Suyun ritmik hareketleri, akarsu.

Devrin: Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.

Dewran: Devir, çark. 2. Zaman.

Diba: Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş.

Dibace: Başlangıç, önsöz. 2. Bir kitabın süslenmiş-olan ilk sayfaları.

Dicle: Ulu ırmak. 2. Doğu Anadolu’dan doğup, Basra Körfezi’ne akan ırmak.

Diclehatun: Ulu kadın.

Didar: Güzel yüz. 2. Görme. 3. Cennet’te Tanrı’nın manevi görünüşü.

Dide: Göz, gözbebeği.

Didem: Gözüm gibi baktığım, sevdiğim, gözüm, sevgilim.

Dila: Gönlümü çalan.

Dilagah. Gönülden anlar, sezgili.

Dilan: Gönüllerce olan, yürekler dolusu. 2. Dans, şarkı.

Dilara: Gönlü okşayan, alan, çelen.

Dilasa: Gönül avutan.

Dilasude: Gönlü rahat, huzurlu.

Dilaşup: Gönül çalan.

Dilay: Gönüllere ışık saçan, aydınlatan.

Dilbahar: Konuşmasının güzelliğiyle insanın gönlünü ferahlatan.

Dilbant: Gönül çalan.

Dilbaz: Gönül eğlendiren, neşeli, civelek. 2. Güzel söz söyleyen, konuşkan. 3. Konuşmasıyla kandıran.

Dilber: Gönlü yakan, güzel. 2. Alımlı, güzel kadın.

Dilbeste: Gönlünü bağlamış, aşık olmuş.

Dilbu: Gönül kokusu.

Dilcan: İçi dışı bir olan.

Dilce: Gönlü dilinde olan.

Dilcu: Gönlü çeken.

Dildade: Gönlünü kaptırmış, gönül vermiş.

Dildan: Sevmek.

Dildar: Gönül almış, sevilen.

Dildaş: Aynı konulan paylaşanlar.

Dileda: Konuşmaya nazlanan.

Dilefruz: Gönül aydınlatan, ferahlatan.

Dilege: Hatiplik yeteneği olan kişi.

Dilek: İstenen, arzulanan, beklenen, talep, rica.

Dilela: Gözü gönlü bir olan.

Dilem: Gönüllere deva olan şey.

Dilem: İkilem, iki seçenekli durum, iki tane.

Dilemma:İkilem.

Diler: İsteyen, dilekte bulunan.

Dilfer: Diliyle herkesin gönlünü ferahlatan.

Dilferah: Gördü geniş, sevinçli.

Dilfigar: Aşk acısıyla gönlü yaralı olan.

Dilfiruz: Gönlü rahatlatan.

Dilge: Güzel konuşan kişi.

Dilgüdaz: Gönle eziyet veren.

Dilgüzar: Herkesin derdine derman bulan.

Dilhan: İçten ve yürekten konuşan.

Dilhayat: Yüreğinin sesini dinleyen.

Dilhıraş: Yürek parçalayıcı.

Dilhun: Yüreği kan ağlayan, gönlü yaralı.

Dilhuş: İçi rahat, gönlü hoş.

Diligüzar: Durmaksızın becerikliliğini öven.

Dilinaz: Konuşmaya nazlanan.

Dilinigar: Resmeden.

Dilinisa: Çok konuşan kadınlar.

Dilinur: Konuşmasıyla , gönüllere ferahlık veren.

Dilisu: Temiz konuşan.

Dilişan: Hatipliğiyle şan şöhret sahibi olmuş.

Dilişen: Şen şakrak konuşmalar yapan.

Dilküşa: İç açıcı, gönül açıcı, yüreği ferahlandıran.

Dilnaz; Nazlı ve işveli bir eda ile konuşan.

Dilnigir: Gönülde resim edilen sevgili.

Dilnişin:Göıiülde yerleşen, oturan.

Dilnur: Konuşmasıyla gönülleri ferahlatan.

Dilnüvaz: Gönül okşayıcı

Dilriş: Gönlü yaralı.

Dilruba/Dilrüba: Gönül kapan, gönül alan

Dilsafa: Gönlü şen şakrak olan.

Dilser: Hatiplik yeteneğini sergileyen.

Dilseren: Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.

Dilsever: Konuşmayı seven.

Dilsitan: Kendine bağlayan, hayran eden.

Dilsoy: Hatiplik yeteneği gelişmiş bir soydan gelen.

Dilsu: Gönlü su gibi berrak olan.

Dilsuz: Gönül yakan.

Dilp: Neşeli, mutlu, memnun.

Dilşah: Günüllerin şahı, sultan. 2. Otoriter.

Dilşan: Hatiplik yeteneğiyle şan şöhret sahibi olmuş.

Dilşat: Gönlü rahat, sevinçli.

Dilşen: Sevinçle dolu gönül taşıyan.

Dilşikar: Çok acıklı, yürek parçalayıcı.

Dilşikar: Gönül avcısı, gönül avlayan.

Dilten: Vücut diliyle konuşan.

Dilyar: Konuşkan sevgili.

Dilşikeste: Gönlü kırık.

Dimağ: Akıl, beyin.

Dinçay: Ayın en parlak, en net görülebilen hali. 2. Aydınlık ilerici kişi.

Diniz: Dingin, sakin.

Dirahşan: Parlak, parıldayan.

Dirik: Diri, canlı. 2. Acar.

Dirim: Yaşam, hayat 2. Yaşama gücü.

Dirisu: Temiz: faydalı, doru su gibi olan.

Didik: Yaşayış, hayat, varlık, sağlık, geçim. 2. Huzur.

Dirok: Tarih, hikaye, öykü.

Diyari: Armağan, hediye.

Doğannur: Işık saçan.

Doğay: Ayın yeni doğuş hali.

Döndü: Henüz evlenmemiş kız.

Döne: İadei ziyaret

Dönem: Belirli bir tarihsel niteliği olan zaman birimi.

Dönüş: Dönmek işi veya biçimi.

Dudu: Kadınlara verilen bir ünvan, hanım. 2. Yaşlı ermeni kadın.

Duducan: Hanımefendiliğinde samimi olan.

Dudugül: Güzelliği ve saygınlığı taşıyabilen.

Duduhan: Sözü geçen kadın.

Duhan: Duman. 2. Tütün.

Duhter: Kız, kerime.

Durean: Ömrün uzun olsun, canlı kal.

Dursune: “Yeter” ismi gibi son çocuk olması arzusuyla verilen isimlerden biridir.

Durugül: Gül gibi temiz güzel.

Durugün: Berrak gün.

Durugür: Sağı solu belli olmayan.

Durugüz: Sessiz geçen sonbahar.

Durukadını Sessiz ve temiz kadın.

Durunaz: Naz yapmak istemeyen.

Durunur: Sakinliğiyle gönüllere ışık saçan.

Durusel: Temiz akan su, akarsu.

Durusev: Sessiz, temiz ve sevilen kadın.

Duruseven: Kendisi gibi olanı seven.

Durusu: Arı, temiz, berrak sular gibi olan.

Duruşan: Şöhretine rağmen sessiz, sakin bir hayat süren.

Durutan: Tan vaktinin sessizliğini yaşayan.

Duruten: Çok temiz, pürüzsüz bir cilde sahip olan.

Duruyar: Sessiz, sakin sevgili.

Duşize: El değmemiş kız, bakire.

Duyal: Hassas, hisli, çabuk duygulanan.

Duygucan: Yüreği çok duygulu olan.

Duygucuk: Sevimli, kendi halinde olan, sevecen ..

Duygudaş: Duyguları başkasıyla aynı olan,

Duygun: Duygulu, hassas, hisli kişi.

Duygugül: Duygulu ve gül gibi güzel.

Duygugün: Doğduğunda duygulu anlar yaşatan ve de gül gibi bir güzelliğe sahip olan.

Duygugür: Duygularını coşkuyla ifade eden.

Duygugüz: Duygularında sonbahar hüznünü yaşayan.

Duygun: Duygulu, duyarlı, hassas.

Duygunaz: Duygularını ifade etmekte nazlanan.

Duygunisa: Duygulu, hassas kadın.

Duygunur: Duygularıyla herkesi aydınlatan.

Duygusal: çevresine duygu saçan. 2. Çok duygusal.

Duygusan: Duygusallığıyla tanınan.

Duygusay: Herkese karşı saygılı olan.

Duygusel: Coşkun duygulara sahip olan.

Duyguser: Duygularını rahatlıkla herkese ifade edebilen.

Duygusev: Duygulu olanı sev.

Duyguseven: Kendi gibi duygulu olanı seven.

Duygusoy: Çok duygulu bir soydan gelen.

Duygusu: Temiz duygulara sahip olan.

Duygusun: Duygularını yansıtan.

Duyguşan: Duygularının saflığıyla tanınan.

Duyguşen: Şen şakrak hisleri olan.

Duygutan: Tan vakti gibi hüzünlü duygulara sahip olan.

Duyguyar: Duygulu sevgili.

Duysal: Duygulan iyi yorumlayabilen.

Duysun: İşitilsin, bilinsin, şöhretli olsun.

Duyu: Hissetme, algılama.

Duyuş: İşitme, hissetme, bilinme.

Duman: Sis.

Dürdane: İnci tanesi. 2. Çok değerli,

Dürefşan: İnci gibi sözleri olan.

Düriye: İnci gibi ışıldayan, parlak.

Dürnev: İnci. 2. İnci tanesi.

Dürre: İnci tanesi.

Düş: Hayal, rüya, güzel rüya. 2. Gerçekleşmesi istenen şey, umut.

Düşsel: Hayal gibi olan.

Düşüm: Hayalimdeki, düşlediğim

Genel olarak çocuklarımız doğmadan aylar önce hatta gebelik dönemini öğrendiğimiz andan itibaren düşünmeye başlarız. Zor bir süreçtir evladınıza en güzel ismi yakıştırmak istersiniz. Sıradanlıktan uzak , komşunun ve akrabanın bile çocuğunda olmayan bir isim isterseniz. Ece mi olsun ? Yoksa Elif mi ? derken.. Buyrun Sizi E harfi ile başlayan isim listesine göz gezdirin.

Ebedi: Sonsuz, sonrasız, ölümsüz. 2. Ölümsüzlük.

Ebru: Kaş. 2. Bulut rengi. 3. Bir tür kağıt boyama ve süsleme sanatı.

Ece: Kraliçe. 2. Güzel kız, kadın.

Ececan: Kraliçelik eden. 2. Ana gibi cana yakın.

Ecegül: Gül gibi güzel, gül gibi kraliçe.

Ecegün: Çok güzel bir günde doğan.

Eceban: Kraliçe hükümdarlığı.

Ecem: Kraliçem. 2. Kadınım.

Ecenaz: Nazlı güzel.

Ecenur: Göz kamaştıracak güzelliğe sahip olan.

Ecesay: Saygı duyulacak bir güzelliğe sahip olan.

Ecesel: Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.

Eceser: Güzelliği gözler önünde olan.

Eceseren: Güzelliğini gözler önüne seren.

Ecesoy: Saygın ve çok güzel bir soydan gelen.

Ecesu: Su gibi berrak ve çok güzel.

Ecesun: Güzelliğini sunan, gösteren.

Eceşan: Güzelliğiyle şöhretlenmiş olan.

Eceşen: Güzel ve şöhretli.

Ecetan: Tan vakti kadar güzel.

Eceten: Çok güzel bir tene sahip olan.

Eceyar: Çok güzel sevgili.

Eda: Davranış, tavır. 2. Naz, işve, 3. Verme, ödeme. 4. (Namaz için) Kılma, yerine getirme. 5. Üslup, tarz, anlatım

biçimi.

Edaay: Ay gibi güzel ve de nazlı.

Edacan,: Nazlı ama içten olan kimse.

Edacık: Nazlılığıyla sevilen.

Edadil: İşveli dili olan.

Edagöz: Gözlerinden nazı ve işvesi okunan.

Edagül: Gül gibi güzel ve nazlı.

Edagün: Nazlı gün, nazenin.

Edagüz: Nazlı sonbahar.

Edagüzar: Becerilerini göstermekte nazlanan.

Edalı: Nazlı, işveli,

Edalıay: Nazlı bir ay gibi.

Edalıcan: içtenliğinde nazlanan.

Edalıgöz: İşveli göz.

Edalıgül: Nazlı bir gül gibi.

Edalınaz: Naz yapar gibi.

Edalınur: Işık saçmak nazlanır gibi olan.

Edahses: Nazlı ses.

Edanaz: Nazlı, havalı, nazenin.

Edanur: Işık açan nazlı güzel.

Edasal: İşvesiyle tanınan.

Edasay: Nazlı hanımefendi.

Edasel: Nazlı, çoşkulu.

Edases: Nazlı ve işveli bir sese sahip olan.

Edasev: Nazlı sev.

Edaseven: Kendisi gibi nazlı olanı seven.

Edasever: Kendisi gibi nazlı olanı seven.

Edasoy: Nazlı bir soydan gelen.

Edasu: Nazlanan

Edasun: Nazlandığını belli eden.

Edaşan: Nazlılığıyla şan,şöhret sahibi olmuş.

Edaşen: Neşeli ama nazlı.

Edayar: Nazlı sevgili.

Edayel: Nazlı nazlı esen rüzgar.

Edayüz: Nazlılığı yüzünden okunan.

Edeb: Terbiye, nezaket, düzenli.

Eder: Kıymet, değer.

Edibe: Edebli, terbiyeli, nazik. 2. Edebiyatla ilgilenen.

Edis: Ululuğa ermiş olan.

Edviye: “Adviye” isminin bir başka söyleniş biçimi.

Efil: Rüzgar, dalgalanma.

Efnan: Çeşitler.

Efsane: Eski çağlardan beri söylene gelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikaye. 2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye.

Efser: Taç, başlık.

Efsun:. Büyü, sihir.

Efşan: Saçan, serpen, dağıtan.

Efşar: Sıkılma, özü çıkarılma.

Efşure: Özsu.

Efza: Arttıran, çoğaltan.

Egegül: Egenin gülü.

Egenaz: Egenin nazlı kızı.

Egenur: Egenin aydınlığı.

Egesel: Ege gibi çoşkulu olan.

Egesoy: Egeli soyundan gelen

Eğin: Sırt, arka, güvenilen.

Ela: Gözde sarıya çalan kestane rengi.

Elaay: Güzel gözlü ve ay gibi parıldayan.

Elacan: Ela gözlü içten kimse.

Elacık: Küçük ela gözleri olan.

Elafer: Ela renkli ışık saçan.

Elagöz: Ela gözlü güzel.

Elagül: Güzel gözlü ve zarif görünümlü.

Elagüz: Mahsun sonbahar.

Elagüzar: Ela gözlü becerildi güzel.

Elaldı: El-aldı. 2. Başkasına kaptırılan.

Elanaz: Ela gözlü nazlı güzel.

Elanigar: Gözleri elalı resim.

Elanisa: Ela gözlü kadınlar.

Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.

Elasel: Gözlerinin güzelliğiyle çoşkulu olan.

Elaser: Gözlerinin güzelliğini sergileyen.

Elasev: Ela gözlü sev.

Elaseven: Ela rengi seven.

Elasever: Kendi gibi güzel gözlüleri seven.

Elasoy: Güzel gözleri olan bir soydan gelen.

Elasu: Ela gözlerinden temizlik akan.

Elasun: Gözlerinin güzelliğini sunan.

Elaşan: Gözlerinin güzelliğiyle şöhret olmuş.

Elaşen: Gözlerinin güzelliğiyle neşe saçan.

Elatan: Gözlerinde tan vaktinin güzelliğini yansıtan.

Elaten: Ten rengi güzel olan.

Elayar: Ela gözlü güzel sevgili.

Elayüz: Çok güzel yüz.

Elbin: Bin tane el, birlik.

Elbir: El birliği, güç birliği.

Elbirlik: Beraberlik, dayanışma, el ele verme.

Elbiz: Bizim yer, yöremiz.

Elçim: Elçi olarak gönderilen.

Elif: Arap alfabesinin ilk harfi. 2. İnce uzun boylu zarif kız.

Elife: Tutku, istek, alışılan şey.

Elik: Dağ keçisi.

Elim: Çok acıklı. 2. Çok acı veren.

Elit: Seçkin. 2. Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün.

Eliz: El izi ..

Elmas: Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş.

Elmasım: Değer verme. 2. Değer vererek seslenme durumu.

Eltaf: Çok latif çok güzel.

Elyak: En layık olan, en çok yakışan.

Elzem: Çok gerekli, en gerekli, vazgeçilmez.

Emel: Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. 2. Arzu, özlem.

Emen: Bir şeyi yetiştirmek amacıyla dikmek için açılan çukur. 2. Zahmetli iş.

Emeti: Bereket, bolluk. 2. Hala.

Emine: İnanılır, güvenilir. 2. Şüphesi olmayan. 3. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz.

Emire: Büyük bir ülkeden, soydan olan.

Emiş: Emmek işi veya biçimi. 2. “Emine” isminin kısaca söyleniş biçimi.

Emniyet: Güvenlik. 2. Güven, inanma, itimat

Emoş: “Emine” isminin kısaltılarak söylenmiş bir başka biçimi.

Emraz: Hastalıkla ilgili.

Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.

Endam: Vücut, beden, ten, boy bos.

Enfes: Çok güzel, en güzel.

Engingül: Her yam gül gibi güzel ve bakımlı olan.

Enginaz: Çok nazlı olan.

Enginiz: Çok geniş ve büyük, açık denizde yol almak.

Enginsel: İçindeki çoşku her yeri alabilecek kadar büyük olan.

Enise: Dost, arkadaş, yar, sevgili.

Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi.

Erda: Beyaz karınca.

Erdemay: Ay gibi güzel ve ahlaklı kişi.

Erdenay: Bakir ay.

Erem: Gönüllü, istekli.

Erendal: Her zaman genç ve körpe kalacağına inanan.

Erendil: Her şeyi bilip söyleyen.

Erengül: Ermişler gibi akıllı. 2. Gül gibi güzel.

Erengün: Ermişliğe, dostluğa ulaşılan gün.

Erengüz: Biten sonbahar.

Erennaz: Naz yapmaya son veren, nazdan vazgeçen.

Erennur: Evliya gibi ışık saçan.

Erensel: Çoşkulu bir akıllılığa sahip olan.

Erensen: Ermiş olan, evliya.

Erenser: Ermişliğini gösteren.

Erensu: Ermiş, akıllı. 2. Dost insanın suyundan içmiş kişi.

Erenşan: Olağanüstü sezgileriyle ünlenmiş olan.

Erentan: Tan vaktinin çekimine kapılan.

Erenyar: Ermiş sevgili.

Erenyüz: Yüzü evliya gibi nurlu olan.

Erge: Şımarık, nazlı.

Ergem: Nazlım, canım.

Erguvan: Eflanınla kırmızı arası renkte çiçekler açan güzel bir süs ağacı.

Eribe: Akıllı, zeki, olgun, yetkin.

Erik: Beyaz çiçekli bir ağaç ve bunun çeşitli renklerde ekşimsi veya tatlı sulu meyvesi.

Eriş: Tüm arzularını gerçekleştir, istediklerini elde et temennisi.

Eriz: Cömert, mertlik yolu.

Erke: Enerji. 2. İş başarma gücü, bir direnmeye yenme gücü. 3. Nazlı.

Erma: Çok güzel, nazlı ve cilveli olan.

Ermiye: Dolu yağmasına neden olan bulutlar.

Erna: İşveli, cilveli, şen şakrak sevgili.

Ervin: Şeref, saygınlık. 2. Barış; 3. Veda.

Erzan: Bol, uygun, layık.

Esalet: Asalet.

Esel: Rüzgarlı diyar, rüzgar alan ülkeler.

Esenay: Ay’ın önünden geçen rüzgarlı bulutlar

Esencan: Sağlıklı ve içten olan.

Esencik: Sağlıklı ve sevimli olan.

Esengil: Esintili olan.

Esengöz: Sağlıklı ve güzel göz.

Esengül: Rüzgar gibi esen. 2. Gül gibi güzel kokan.

Esengülen: Rüzgar gibi gülen.

Esengün: Rüzgarlı günde doğan.

Eengüz: Rüzgarlı sonbahar.

Esenkal: Sağlıklı olması temenni edilen.

Esenli: Çok sağlıklı.

Esennaz: Nazlı nazlı esen rüzgar.

Esennur: Işık saçarak rüzgar gibi giden.

Esensal: Sağlık saçan.

Esensel: Rüzgar gibi coşkulu olan.

Esenses: Rüzgar gibi esen.

Esensoy: Sağlıklı bir soydan gelen.

Esensu: Güzel su gibi berrak olan.

Esensun: Sağlık temennisi sunan.

Esenyel: Hafif esen rüzgar.

Esenyar: Sağlıklı sevgili.

Esenyüz: Sağlıklı oluşu yüzünden okunan.

Eseray: Ay’dan da güzel yorumlanmış olan.

Esercan: Yüreğinden geldiği gibi davranan

Esercik: Sevimliliği içten olan.

Eserdal: Gençlik ateşiyle keyfine göre davranan.

Eserdil: Keyifli sohbetleri olan.

Esergül: Gül gibi canlı olan.

Esergün: Keyifli gün

Esergüz: Keyifli sonbahar.

Eserkan: Keyifli bir soydan gelen.

Esernaz: Nazlı nazlı esen.

Esernur: Işık saçarak esen.

Esersu: Su gibi berrak ve yürekten olan.

Esersun: Yapıtlarını sunan.

Eserşan. Keyif düşkünü.

Esertan: Tan vaktinin keyfi.

Eseryar: Keyif veren sevgili.

Eseryel: Esip geçen.

Esgin: Rüzgarlı. 2. Esen. yel.

Esim: Rüzgar gibi olan.

Eshar: Seher, sabahın oluşu.

Esim: Rüzgarın esişi.

Esinay: Aydan etkilenen.

Esincan: içtenliğiyle başkalarına ilham veren.

Esincik: Sevimli, duygulu.

Esingül: İlham veren gül.

Esingün: ilham veren gün.

Esingüz: Güzelliğinden etkilenilen. 2. Romantik sonbaharı yaşayan.

Esinnaz: Nazlı nazlı esen.

Esinnur: İlham veren, ışık saçan.

Esinsel: Coşkulu duygular içinde olan.

Esinses: Sesiyle ilham veren.

Esinsoy: Soyuyla iftihar eden.

Esinsu: Berraklığıyla ilham veren.

Esintan: Tan vaktinden esinlenen.

Esintay: Gençliğiyle herkesi kendine hayran bıraktıran.

Esintürk: İlham veren Türk.

Esinyar: ilham veren, sevgili.

Esinyüz: Yüzünün güzelliğiyle başkalarına ilham veren.

Esma: isimler, adlar. 2. Çok yüksek olan.

Esmacan: Adı can olan.

Esmagül: Adı gül.

Esmahatun: İsmiyle anılan kadın.

Esmanaz: Adı naz.

Esmanigar: Adı nigar.

Esmenisa: Adı nisa.

Esmanur: Adı nur.

Esmasu: Adı su.

Esmaşan: Adı şan.

Esmatan: Adı tan.

Esmayar: Adı yar.

Esme: Esmek iş.

Esmer: Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday renginde olan. 2. Siyaha çalan buğday rengi.

Esmeray: Ay’ın güzelliği esmerliğine yansıyan.

Esmercan: Esmerliği ve içtenliğiyle çok sevilen.

Esmergül: Eşi benzeri . bulunmaz güzellikte olan.

Esmergüz: Sonbahar akşamı.

Esmernaz: Nazlı esmer.

Esmersev: Esmerliğiyle sevilen.

Esmerseven: Esmerleri seven. 2. Kendi gibi olanı seven.

Esmersever: Kendi gibi esmer olanı seven.

Esmersu: Berraklığı gecenin kararlılığına karışmış olan.

Esna: Bir işin yapıldığı an. 2. Ara sıra, vakit. 3. Yüce, ulu.

Esra: Çok çabuk, en çabuk, çok hızlı.

Eşay: Ay’ın güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.

Eşe: Teyze. 2. “Ayşe” isminin kısaltılmış bir biçimi.

Eşim: Yoldaşım, hayat arkadaşım.

Eti: Tarihte bir Anadolu devleti.

Etik: Ahlak bilimi, töre bilimi. 2. Ahlakla ilgili, ahlaki.

Etike: Eğitmen. 2. Yol gösterici.

Eva: Havva. 2. Yaratılan ilk kadın.

Evcan: Evini seven, evcil.

Evcimen: Evine, ailesine çok bağlı olan. 2. Ev işlerini iyi bilen becerikli kadın.

Evecen: Hamarat. ev işlerini kısa sürede halledebilen.

Evin: Bir şeyin içindeki öz. 2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.

Evinç: Evini seven, evine bağlı.

Evingül: Evin gülü, evin güzeli.

Evnur: Eve nur saçan.

Evra: Hisar.

Evra: Kutsal.

Evran: Talih, alınyazısı.

Evre: Dönem, çağ.

Evsar: Taç.

Evser: Taç, çelenk.

Evşen: Evine şenlik veren, şenlendiren.

Eygül: İyi, gül gibi.

Ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik

Ezgi: Nağme,. şarkı, seslerin melodisi. 2. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. 3. Gidiş, yol, tarz, tempo. 4. Üzüntülü sıkıntılı.

Ezgin: Sesi düzenli gelen. 2. Paraca durumu bozuk olan. 3. Çok cefa görmüş, çok sıkıntı çekmiş kimse, ezilmiş olan.

Ezo: Ezik, dirençli.

Ezrak: Gök rengi. 2- Saf temiz su. 3. Mavi gözlü.